Sevdiğin insana söylemeyi geçiyorum hiç kimseye söylemeye dili varmaz…

Erkek arkadaşımla beraber yürüyoruz. Yolda bir arkadaşımı gördüm, erkek. Selamlaştık, hal hatır sordum. Acelesi varmış, sevgilimle tanıştıramadan gitmesi gerekti. Arkadaşım gider gitmez, sevgilim bana bağırmaya başladı. Bu çocukla ilişkim mi varmış, yoksa neden tanıştırmamışım, hemen numarasını silmeliymişim telefonumda, mesajlarıma bakacakmış. Derdimi anlatmaya çalışıyorum ama dinlemiyor, dinlemeyi bırak duymuyor bile. Evet, böyle kıskançlıkları hep vardı. Mini etek giydin erkeklere kuyruk mu sallıyorsun, bu ne makyaj boya fıçısına mı düştün, arkadaşlarınla görüşme seni çok kıskanıyorum zamanını benimle geçir… Ama hiç bu kadar kendinden geçtiği olmamıştı. Bir yandan yürüyoruz, bir yandan da tartışmaya devam ediyoruz, e yeter artık bu kadar kendine güvensizlik olmaz ki, sence istesem aldatamaz mıyım seni dedim. Dememle bana tokat atması bir oldu. Kendimi birden yerde buldum. Küfrediyor bana neler söylüyor, bir yandan da hala sarsıyor. Beni almış ki biraz adam etsin ama benden hiçbir şey olmazmış. Sevdiğin insana söylemeyi geçiyorum hiç kimseye söylemeye dili varmaz insanın. Yardım edin diye bağırmaya başladım. Sinirden gözü dönmüştü. Beni öldüreceğini düşündüm o sırada. Etraftakiler yardıma koşarken, bir yandan tehditler savurarak kaçtı . Bir yandan çok utandım bir insan olarak bu muameleye maruz kaldığım için, bir yandan çok sinirlendim kendime nasıl böyle bir adamla birlikte oldum diye. Bir yandan insanlar iyi misin diye soruyor, neyindi diye soruyor (sanki fark edecekmiş gibi). Polis geldi aklıma telefonumu çıkardım. Bir teyze polisi arayacaksan arama boşuna hiçbir şey yapmazlar dedi. Dinlemedim, aradım. Polise, sevgilim bana tokat attı şikayetçi olacağım diyorum, oluyor böyle şeyler uğraşma istersen pek bir şey çıkmaz bundan diyor. Olsun yine de olacağım diyorum, darp raporu alman lazım tokatla olmaz diyor. Lanet okuyup kapattım. Tek istediğim kendimi güvende hissedebileceğim evime gitmekti. Uğraşmak istesem de uğraştırmıyorlardı zaten, hem de bu kadar aşağılanmışken hiç gücüm yoktu. Sonra mı? Sonra bana bunu yaşatan insan defalarca beni çok sevdiğini, çok pişman olduğunu, beni geri istediğini ve bir daha yapmayacağını söyleyen mesajlar attı. Sonunda numaramı değiştirmekte buldum çareyi. Tekrar polise gitmeyi ise hiç düşünmedim, bu ülkede dayak yiyen bir kadın olmak çok zormuş.

E.Ö   (21)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir